Lise yıllarında başarı çoğu zaman çok görünürdür. Yüksek notlar, kabul mektupları, yarışma sonuçları, sertifikalar, dereceler, güzel geçen sunumlar, tamamlanan projeler… Bunların hepsi elbette değerlidir. Fakat öğrencilik yolculuğunun daha az konuşulan bir tarafı daha vardır: beklediğin sonucu alamadığın anlar.

Buruşturulmuş kağıtların arasında maketlerini yeniden kurmaya çalışan öğrenciler

Bir programa başvurursun, kabul edilmezsin. Bir yarışmaya hazırlanırsın, sonuç istediğin gibi gelmez. Bir projeye başlarsın, ekip dağılır. Yazdığın essay içine sinmez. Çok istediğin bir alana yönelirsin ama düşündüğün kadar sana iyi gelmediğini fark edersin. Bazen çalıştığın halde istediğin notu alamazsın. Bazen de sadece yorulursun ve yeniden başlamak zor gelir.

Bu anlar insanın kendine dair düşüncesini sarsabilir. “Demek ki yapamıyorum”, “Bu bana göre değil”, “Zaten geç kaldım”, “Herkes ilerliyor, ben geride kalıyorum” gibi cümleler zihinde hızla çoğalabilir. Oysa bir deneyimin beklediğin gibi sonuçlanmaması, senin yolunun bittiği anlamına gelmez. Çoğu zaman yalnızca durup yeniden bakman gerektiğini gösterir.

Sonuç Seni Tanımlamaz

Elindeki sonuç yazısına endişeyle bakan bir öğrenci ve yanında ona destek olan arkadaşı

Bazen tek bir sonuç, insanın gözünde olduğundan çok daha büyük bir yere yerleşir. Bir sınav sonucu, bir yarışma derecesi, bir başvuru yanıtı ya da yarım kalan bir proje sanki bütün emeği silmiş gibi hissedilebilir. Oysa çoğu zaman sonuç, yolculuğun tamamını değil, yalnızca o anki koşulları anlatır.

Bu deneyimler sana bir şey söyleyebilir. Nerede zorlandığını, neyi daha iyi hazırlaman gerektiğini, hangi stratejinin işe yaramadığını ya da hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu gösterebilir. Ama senin potansiyelini bütünüyle açıklamaz.

Bu yüzden yaşadığın sonucu kendine yapıştırmamak önemlidir. “Bu kez olmadı” demekle “Ben yapamıyorum” demek arasında büyük bir fark vardır. İlki bir deneyimi anlatır. İkincisi, insanın kendine haksızlık etmesine neden olur.

Denemek Cesaret İster

Sınıfın önünde elindeki kağıtla heyecanla sunum yapan bir öğrenci

Bazen öğrenciler hata yapmamak için denemekten uzak durur. Başvurmamak daha güvenli görünür. Sunum yapmamak, yarışmaya katılmamak, fikrini söylememek, yeni bir alana adım atmamak insanı kısa süreliğine rahatlatabilir. Çünkü denemediğinde reddedilme, yanılma ya da zorlanma ihtimali de azalır.

Ama gelişim çoğu zaman tam da denediğin yerde başlar. Bir projeye girdiğinde, bir ekiple çalıştığında, bir essay yazmaya başladığında, bir mülakata hazırlandığında ya da yeni bir akademik alana yaklaştığında kendinle ilgili yeni şeyler öğrenirsin. Neyi sevdiğini, nerede zorlandığını, hangi becerilerinin gelişmesi gerektiğini daha iyi görürsün.

Denemek her zaman istediğin sonuçla bitmeyebilir. Fakat denemediğin şey, sana hiçbir şey öğretmez. Yanılmak ise bazen yönünü netleştirir.

Sonuca Değil, Sürece de Bak

Maketleri ve notları başında süreci birlikte gözden geçiren dört öğrenci

Bir deneyim beklediğin gibi bitmediğinde zihnin doğrudan sonuca gider. Kabul edilmedim. Seçilmedim. Kazanamadım. Yetiştiremedim. Tamamlayamadım.

Bunlar doğrudur; ama eksik bir okuma olabilir. Çünkü her sonucun arkasında bir süreç vardır. Başvuruya nasıl hazırlandın? Kendini yeterince tanıtabildin mi? Yazın gerçek sesini taşıyor muydu? Takvimini iyi yönetebildin mi? Yardım istemen gereken yerde yalnız mı kaldın? Ekip içinde rolün net miydi? Konuyu gerçekten merak ettiğin için mi seçtin, yoksa iyi görüneceğini düşündüğün için mi?

Bu sorular bazen sonuçtan daha öğreticidir. Çünkü seni aynı yolu aynı biçimde yürümekten korur. Bir sonraki adımda neyi değiştirebileceğini gösterir.

Yanılmak Yönünü Gösterebilir

Yarıda kalmış bir düzeneğin başında durup başka bir fikre yönelen bir öğrenci

Her yanılgı kötü değildir. Bazen bir alanı denediğinde sana uygun olmadığını fark edersin. Bu da önemli bir bilgidir. Bir yaz okuluna katılıp o bölümün düşündüğün gibi olmadığını görebilirsin. Bir gönüllülük deneyiminde farklı bir insan grubuyla çalışmanın sana daha iyi geldiğini anlayabilirsin. Bir araştırma konusuna başlayıp başka bir sorunun seni daha çok heyecanlandırdığını fark edebilirsin.

Bu tür farkındalıklar zaman kaybı değildir. Aksine, seni kendine biraz daha yaklaştırır. Çünkü kariyer ve üniversite yolculuğu, yalnızca ne istediğini bulmakla ilerlemez. Neyin sana uygun olmadığını anlamak da bu yolculuğun önemli bir parçasıdır.

Bazen yanlış sandığın adım, doğru soruyu bulmanı sağlar.

Yeniden Başlamayı Küçük Tut

Akşam saatinde masasında defterine küçük notlar alan bir öğrenci

Yeniden başlamak kulağa büyük gelebilir. Oysa çoğu zaman küçük bir adımla başlar. Bir öğretmenden geri bildirim istemek, essay taslağını yeniden okumak, başvurmadığın programların neden uygun olmadığını düşünmek, takvimini sadeleştirmek, bir önceki deneyimden üç kısa not çıkarmak, yeni bir araştırma sorusu yazmak…

Zor bir sonuçtan sonra insanın hemen yeni bir hedefe koşması gerekmez. Önce ne olduğunu anlamak, duygusunu yaşamak, sonra daha sakin bir yerden düşünmek gerekir. Bazen biraz yavaşlamak, sonraki adımı daha doğru atmanı sağlar.

Kendine şu soruları sorabilirsin: Bu deneyim bana ne öğretti? Nerede zorlandım? Bir daha olsa neyi farklı yapardım? Hangi becerimi güçlendirmem gerekiyor? Bu sonuç bana gerçekten yolu kapattı mı, yoksa başka bir yol mu gösterdi?

Başvuru Yolculuğunda Her Yanıt Bir Bilgidir

Üniversite fotoğrafları ve notları arasında başvuru dosyasını yeniden gözden geçiren bir öğrenci

Yurt dışı üniversite başvuruları, yarışmalar, yaz programları ve akademik fırsatlar çoğu zaman seçici süreçlerdir. Bu nedenle güçlü öğrenciler de her başvurudan olumlu yanıt alamayabilir. Bu gerçek bazen moral bozucu olabilir; ama öğrencinin değerini belirlemez.

Bir ret yanıtı, bazen dosyanın yeniden düşünülmesi gerektiğini gösterir. Bazen daha uygun programlar seçmek gerekir. Bazen essay daha sahici bir yerden yazılmalıdır. Bazen aktivite listesi öğrencinin gerçek yönünü yeterince anlatmıyordur. Bazen de sonuç, senin kontrolün dışındaki pek çok değişkenle ilgilidir.

Bu yüzden olumsuz yanıtları hikayenin sonu gibi okumamak gerekir. Daha dikkatli bir hazırlık için geri bildirim alanı gibi görmek, sonraki adımı daha bilinçli kurmana yardımcı olur.

Kendi Gücünü Sonuçlardan Daha Geniş Gör

Yeniden çalışmaya koyulan arkadaşlarının etrafında toplanmış, birbirine destek olan gençler

RLA olarak biz, gençlerin başarıyı tek bir sonuçla, zorlanmayı da kalıcı bir yetersizlik duygusuyla ilişkilendirmemesini önemsiyoruz. Çünkü gelişim dediğimiz şey, yalnızca güzel sonuçlardan oluşmaz. Denemeler, yanılmalar, beklemeler, yeniden düzenlemeler ve küçük başlangıçlar da bu yolculuğun içindedir.

Bugün istediğin sonucu alamamış olabilirsin. Ama bu, düşünmeyi, öğrenmeyi, yeniden denemeyi ve kendine daha doğru bir yol açmayı bırakman gerektiği anlamına gelmez.

Şimdi kendine şu soruyu sor:

Bu deneyim bana neyi yeniden düşünme fırsatı veriyor?

Cevap hemen gelmeyebilir. Ama durup baktığında, beklediğin gibi gitmeyen birçok deneyimin içinde yeni bir başlangıcın küçük işaretlerini görebilirsin.