Lise yılları, gençlerin akademik olarak güçlendiği kadar kendilerini tanımaya başladıkları özel bir dönemdir. Dersler, sınavlar, kulüpler, yaz okulları, gönüllülük çalışmaları, yarışmalar, araştırmalar, atölyeler… Bütün bunlar öğrencinin gelişim yolculuğuna katkı sunabilir. Fakat bu noktada sık karşılaşılan bir yanılgı var: Ne kadar çok etkinlik yapılırsa, özgeçmişin o kadar güçlü olacağı düşünülür.

Oysa güçlü bir özgeçmiş kalabalık bir liste değildir. Bir öğrencinin kim olduğunu, neye ilgi duyduğunu, hangi sorumlulukları aldığını, nasıl düşündüğünü ve zaman içinde nasıl geliştiğini gösteren anlamlı bir bütündür. Bu yüzden lise yıllarında asıl mesele, her fırsata yetişmeye çalışmak değil; kendi yolunu daha bilinçli kurmaktır.

CV doldurmak yapılan işleri arka arkaya sıralamaktır. Hikaye kurmak ise bu deneyimlerin sende nasıl bir iz bıraktığını, seni hangi sorulara götürdüğünü ve geleceğe bakışını nasıl değiştirdiğini fark etmektir. Bir özgeçmişi güçlü kılan şey, sayfada çok fazla başlık görünmesi değil, o başlıkların birbiriyle konuşabilmesidir. Üniversiteler, burs komiteleri ya da seçici kurullar çoğu zaman şunu anlamaya çalışır: Bu öğrenci neye merak duyuyor, hangi alanlarda sorumluluk alıyor ve deneyimlerinden nasıl öğreniyor?

Deneyim Sayısından Önce Yönüne Bak

Renkli notlar ve fotoğraflarla dolu panosunun önünde düşünen bir öğrenci

Bugün öğrenciler için çok fazla imkan var. Yaz programları, online dersler, sosyal sorumluluk çalışmaları, sertifika programları, araştırma projeleri, staj benzeri deneyimler ve yarışmalar… Bu çeşitlilik gerçekten heyecan verici, fakat bir noktada kafa karıştırıcı da olabilir.

Bazen öğrenci kendisine gerçekten neyin iyi geleceğini düşünmeden bir programdan diğerine koşar. Çünkü arkadaşları katılmıştır, çünkü popülerdir, çünkü başvurularda iyi görünecektir. Elbette yeni deneyimlere açık olmak değerlidir. Ancak bütün bu seçimlerin bir yön duygusuyla yapılması daha kıymetlidir.

Kendine şu soruları sorabilirsin:

  • Hangi alanlarda daha canlı hissediyorum?
  • Hangi konular üzerine düşünürken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum?
  • İnsanlarla mı, araştırmayla mı, tasarımla mı, yazıyla mı, sahada olmakla mı daha güçlü bağ kuruyorum?
  • Hangi deneyim beni gerçekten geliştirebilir?

Bu sorular, özgeçmişini rastgele doldurmak yerine kendi gelişim haritanı oluşturmanı sağlar.

İlgi Alanını Derinleştir

Kütüphanede kitaplar ve notlar arasında araştırmasını derinleştiren bir öğrenci

Bir alana ilgi duymak güzel bir başlangıçtır; fakat ilginin gelişime dönüşmesi için üzerine emek vermek gerekir. “Psikolojiye ilgim var”, “hukuk bana yakın geliyor”, “sürdürülebilirlik alanında bir şeyler yapmak istiyorum”, “yapay zekayı merak ediyorum” gibi cümleler, çoğu zaman bir yolculuğun ilk işaretleridir.

Fakat güçlü bir profil için bu cümlelerin devamı da olmalı. Bu ilgiyi hangi okumalarla besledin? Hangi etkinliklere katıldın? Hangi soruları sormaya başladın? Bu alanda seni şaşırtan, zorlayan ya da heyecanlandıran ne oldu? Örneğin sürdürülebilirlik ilgisi olan bir öğrenci, bu konuda online bir ders alabilir, okulunda küçük bir atık farkındalığı çalışması yapabilir, bir çevre kuruluşunun içeriklerini takip edebilir ve sonunda kendi gözlemlerinden kısa bir yazı hazırlayabilir. Böyle bir yol, tek tek bakıldığında küçük adımlardan oluşur. Ama birlikte düşünüldüğünde öğrencinin ilgisinin nasıl geliştiğini gösteren güçlü bir hikayeye dönüşecektir.

Deneyimlerini Birbirine Bağla

Masaya yayılmış fotoğrafları bir şema etrafında birbirine bağlayan öğrenciler

Özellikle belirli hedefleri olan öğrencilerin günümüzde birçok farklı alanda ilgisi ve emeği olduğunu görüyoruz. Fakat aynı şekilde bu öğrencilerin birçoğunun bu ilgi ve emeği nasıl anlatacağına karar veremediğini de gözlemliyoruz. Öğrencinin geçmişine bakınca bir yerde gönüllülük çalışması vardır, başka bir yerde yaz okulu, başka bir yerde kulüp görevi, başka bir yerde yarışma katılımı…

Oysa başvuru dosyalarında, mülakatlarda ve kişisel portfolyolarda değerli olan şey, bu deneyimlerin nasıl bir bütün oluşturduğudur. Bir sosyal sorumluluk çalışması sana insanlarla iletişim kurmayı öğretmiş olabilir. Bir araştırma projesi sabır ve veriyle düşünme becerini geliştirmiş olabilir. Bir kulüp görevi liderlik, planlama ve ekip çalışması konusunda seni dönüştürmüş olabilir.

Burada önemli olan, “Ben ne yaptım?” sorusunun yanına “Bu deneyim bende ne değiştirdi?” sorusunu koyabilmektir. Çünkü hikaye tam da bu ikinci soruda başlar.

Sertifika Biriktirmek Yerine Üret

Atölyede kendi robot aracını monte eden bir öğrenci

Bir programa katılmak, bir dersi tamamlamak ya da bir etkinlikte yer almak elbette değerlidir. Ancak deneyimi güçlü kılan şey, çoğu zaman onun sonunda ne ürettiğindir. Kısa bir değerlendirme yazısı, küçük bir araştırma dosyası, bir sunum, blog yazısı, infografik, video, proje raporu ya da portfolyo sayfası deneyimini görünür hale getirir.

Üretim seni pasif katılımcı konumundan çıkarır. “Katıldım” demekle “Bu süreçte şunu fark ettim, şu soruya yöneldim, şu çıktıyı hazırladım” demek arasında ciddi bir fark vardır.

Bu fark, üniversite başvurularında da hissedilir. Çünkü iyi hazırlanmış bir dosya, öğrencinin etkinliklere katıldığını göstermenin ötesinde, bu etkinliklerden nasıl düşündüğünü ve nasıl geliştiğini de anlatır.

Tutarlılık Güçlü Bir İz Bırakır

Robotik projesi üzerinde birlikte çalışan üç genç

Güçlü bir öğrenci profili her konuda görünmeye çalışmakla oluşmaz. Bazen bir alanda düzenli, samimi ve gelişen bir emek göstermek çok daha etkilidir. Çocuklarla çalışmaya ilgi duyan bir öğrencinin gönüllülük, okuma, gözlem ve küçük bir eğitim projesiyle bu ilgiyi derinleştirmesi güçlü bir çizgi oluşturabilir. Teknolojiye meraklı bir öğrencinin kodlama, tasarım, etik tartışmalar ve sosyal fayda odaklı bir ürün fikri etrafında ilerlemesi anlamlı bir bütün kurabilir.

Tutarlılık, aynı şeyi tekrar etmek demek değildir. Aksine, bir ilginin zaman içinde farklı deneyimlerle zenginleşmesidir. Böylece özgeçmişin, dağınık bir etkinlik listesi gibi değil, senin gelişimini gösteren canlı bir yol haritası gibi görünür.

Kendi Hikayeni Bilinçli Kur

Odasında defterine notlar alıp deneyimlerini gözden geçiren bir genç

Lise yıllarında yaptığın her çalışma geleceğine küçük bir iz bırakır. Bazıları sana neyi sevdiğini gösterir, bazıları neyin sana uygun olmadığını fark ettirir. Bazı deneyimler özgüvenini artırır, bazıları seni zorlar, bazıları ise bambaşka bir alana kapı açar.

Bu nedenle özgeçmişini ara ara yeniden okumak iyi gelir. Orada gördüğün şey bir liste mi, yoksa seni anlatan bir yolculuğun adımları mı? Bazı deneyimler birbiriyle bağ kuruyor mu? Bazıları artık seni temsil etmiyor mu? Hangi çalışmanın üzerine biraz daha gitmek, hangi alanı geride bırakmak istiyorsun? Bu tür sorular öğrencinin kendi gelişimini daha bilinçli izlemesini sağlar.

RLA olarak biz, öğrencilerin özgeçmişi doldurulması gereken bir belge olarak değil, kendi hikayelerini görünür kılabilecekleri özel bir alan olarak görmelerini önemsiyoruz. Çünkü güçlü bir profil, çok şey yapmış görünmekten çok daha fazlasıdır. Kendi yönünü tanımak, deneyimlerinden öğrenmek, üretmek, gelişimini anlatabilmek ve geleceğe daha bilinçli bakabilmektir.

Şimdi kendine şu soruyu sor:

Ben özgeçmişime yeni bir satır mı ekliyorum, yoksa kendi hikayeme anlamlı bir sayfa mı yazıyorum?

Cevap hemen net olmayabilir. Ama doğru sorularla, dikkatli seçimlerle ve üzerine düşünülmüş deneyimlerle bu hikaye giderek daha görünür hale gelir.