Liderlik denince çoğu zaman akla büyük sahneler, kalabalık ekipler, güçlü konuşmalar ya da önemli unvanlar gelir. Oysa lise yıllarında liderlik çoğu zaman daha küçük ama çok daha gerçek anlarda başlar. Bir kulüp toplantısında fikrini söylemekle, bir ekip arkadaşının zorlandığını fark etmekle, bir projede sorumluluk almakla, okulda gördüğün bir soruna çözüm aramakla ya da bir arkadaş grubunu ortak bir amaç etrafında toplamakla…

Bu yüzden liderliği yalnızca başkanlık, temsilcilik ya da resmi görevler üzerinden düşünmek eksik kalır. Liderlik, insanın bulunduğu yerde etki yaratma isteğidir. Bir şeyi fark etmek, o konuda sorumluluk almak ve başkalarını da bu sürece dahil edebilmektir.

Bugün yurt dışı üniversite başvurularında, öğrencilerin akademik başarılarının yanında nasıl düşündükleri, neye emek verdikleri, hangi sorumlulukları üstlendikleri ve çevrelerinde nasıl bir etki yarattıkları da önem kazanıyor. Çünkü üniversiteler bir öğrencinin derslerdeki başarısını görmek ister; ama bunun yanında onun nasıl bir öğrenen, nasıl bir ekip arkadaşı, nasıl bir insan ve nasıl bir gelecek adayı olduğunu da anlamaya çalışır.

Rising Leaders Academy ekibi olarak uzun soluklu bir liderlik programının en detaylı çalışmalarıyla meşgul olduğumuz bugünlerde, bir kavram olarak liderliğe daha yakından bakmayı ve bu yazı aracılığıyla da sizlerle bu bakışı buluşturmayı istedik.

Liderlik Kendini Tanımakla Başlar

Çalışma alanında not alırken kendi üzerine düşünen bir öğrenci

İyi bir liderlik yolculuğu, önce kendini tanımakla başlar. Hangi ortamlarda daha rahat sorumluluk alıyorsun? İnsanları dinlerken mi güçlüsün, fikir üretirken mi, plan yaparken mi, kriz anlarında sakin kalırken mi? Ekip içinde doğal olarak hangi role yaklaşıyorsun?

Bazı öğrenciler konuşarak ve insanları bir araya getirerek liderlik eder. Bazıları iyi organize eder, takvimi takip eder, görevleri netleştirir. Bazıları sessiz görünür ama ekibin duygusunu çok iyi okur. Bazıları yaratıcı fikirlerle süreci değiştirir. Bazıları da zor bir anda soğukkanlı kalıp herkesin yeniden odaklanmasını sağlar.

Bu nedenle liderlik tek bir karakter tipine ait değildir. Dışa dönük, çok konuşan, her zaman en önde duran kişi lider olur diye bir kural yoktur. Liderlik, kendi güçlü yönlerini fark edip onları ortak bir amaç için kullanabilmektir.

Sorumluluk Almayı Deneyerek Öğren

Masaya yayılmış proje planı üzerinde birlikte çalışan öğrenciler

Liderlik kitaplardan öğrenilebilir, konuşmalarda tartışılabilir, seminerlerde anlatılabilir. Fakat asıl olarak deneyim içinde gelişir. Bir proje yürütürken, bir kulüpte görev alırken, gönüllü bir çalışmaya katılırken, okul içinde bir etkinlik planlarken ya da küçük bir sosyal etki fikrini hayata geçirmeye çalışırken…

Çünkü gerçek sorumluluk her zaman planlandığı gibi ilerlemez. Ekip arkadaşın işi zamanında teslim etmeyebilir. Bir etkinlik beklediğin kadar ilgi görmeyebilir. Fikrini anlatmakta zorlanabilirsin. Bir kararın herkes tarafından kabul edilmeyebilir. Bazen motivasyon düşer, bazen zaman yetmez, bazen de “acaba doğru mu yapıyorum?” diye düşünürsün.

Tam da bu anlar liderlik becerisinin geliştiği anlardır. Çünkü liderlik, her şey yolundayken görünmekten çok, işler karıştığında nasıl davrandığınla ilgilidir. Dinleyebiliyor musun? Çözüm arayabiliyor musun? Hata yaptığında bunu görebiliyor musun? Ekibi suçlamak yerine süreci toparlamaya çalışıyor musun?

Etki Yaratmak Büyük İşlerle Başlamak Zorunda Değil

Okul koridorunda geri dönüşüm kutularını birlikte düzenleyen öğrenciler

Genç yaşta liderlik bazen çok büyük projeler gerektiriyormuş gibi algılanır. Oysa etki yaratmak için her zaman büyük bütçelere, kalabalık ekiplere ya da uzun kampanyalara ihtiyaç yoktur. Bazen okulunda fark ettiğin küçük bir ihtiyaç bile güçlü bir başlangıç olabilir.

Yeni gelen öğrencilerin okula alışmasını kolaylaştırmak, sınıf içinde daha kapsayıcı bir iletişim ortamı kurmak, bir kulübün işleyişini düzenlemek, okulda atık bilincini artırmak, küçük yaş gruplarına ders desteği vermek, bir farkındalık panosu hazırlamak ya da arkadaşlarınla birlikte sosyal fayda üreten bir çalışma başlatmak…

Bunların her biri liderlik deneyimine dönüşebilir. Önemli olan, yaptığın işin büyüklüğünden önce o süreçte ne fark ettiğin, nasıl sorumluluk aldığın ve başkalarıyla nasıl çalıştığındır.

Yurt Dışı Başvurularında Liderlik Nasıl Görünür?

Danışmanıyla birlikte başvuru dosyasını gözden geçiren bir öğrenci

Yurt dışı üniversite başvurularında liderlik, çoğu zaman bir unvandan çok deneyimin niteliğiyle görünür. Bir kulüp başkanı olmak elbette değerlidir; ancak asıl mesele o görevde ne yaptığın, hangi problemi çözdüğün, kimlerle çalıştığın ve nasıl bir katkı sunduğundur.

Başvuru dosyasında güçlü duran şey, “liderlik yaptım” demek değildir. Güçlü olan, liderlik deneyimini somut biçimde anlatabilmektir. Ne fark ettin? Hangi sorumluluğu aldın? Süreçte ne zorladı? Ekip içinde nasıl bir rol üstlendin? Sonunda ne değişti? Bu deneyim sana kendinle ilgili ne öğretti?

Bu sorulara cevap verebildiğinde, liderlik deneyimin bir satırdan fazlasına dönüşür. Aktivite listende, CV’nde, personal statement ya da mülakatlarında daha anlamlı bir yer bulur. Çünkü artık ortada bir unvan değil, gelişen bir hikaye vardır.

Liderlik Başkalarını Duymayı da Gerektirir

Halka biçiminde oturup birbirini dinleyen genç bir grup

Liderlik çoğu zaman konuşmakla ilişkilendirilir; fakat iyi liderlik dinlemeyi de içerir. Bir ekiple çalışırken herkesin aynı şekilde düşünmediğini, aynı hızda hareket etmediğini, aynı motivasyona sahip olmadığını fark edersin. Bu farkındalık seni daha dikkatli biri yapar.

İyi bir lider, ekibin tamamını aynı kalıba sokmaya çalışmaz. İnsanların güçlü yanlarını görür, ihtiyaçlarını anlamaya çalışır, farklı fikirleri duyabilir. Bazen geri çekilip başkasına alan açar. Bazen bir kararı netleştirir. Bazen de yalnızca ekibin yeniden güven duymasını sağlar.

Bu beceriler lise yıllarında gelişmeye başladığında, üniversite hayatında da büyük bir fark yaratır. Çünkü yurt dışında okuyacağın bir kampüste farklı kültürlerden, farklı düşünme biçimlerinden ve farklı deneyimlerden gelen insanlarla aynı sınıfta, aynı kulüpte, aynı projede yer alacaksın. Liderlik burada yalnızca öne çıkmak değil, farklılıklarla birlikte çalışabilmektir.

Kendi Liderlik Hikayeni Kur

Ekip arkadaşlarına yol gösterirken onlarla birlikte çalışan bir öğrenci

Lise yıllarında liderlik, bir anda “ben liderim” demekle oluşmaz. Küçük sorumluluklar, denemeler, hatalar, geri bildirimler ve yeniden başlamalarla gelişir. Bazen bir projeyi tamamlayarak, bazen bir ekibi toparlayarak, bazen de sessizce ama düzenli biçimde katkı sunarak kendi liderlik tarzını keşfedersin.

Bu yüzden deneyimlerine ara ara dönüp bakmak değerlidir. Hangi sorumluluk seni geliştirdi? Hangi görevde zorlandın? Hangi ekip çalışmasında kendinle ilgili yeni bir şey fark ettin? Hangi problem karşısında daha cesur davrandın?

RLA olarak biz, liderliği öğrencinin kendi potansiyelini keşfettiği, sorumluluk aldığı ve dünyayla daha bilinçli bir ilişki kurduğu güçlü bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Çünkü liderlik, geleceğe hazırlanan bir öğrencinin yalnızca başkalarını yönlendirmesi değil, önce kendini tanıması ve sonra bulunduğu yerde anlamlı bir etki yaratmasıdır.

Şimdi kendine şu soruyu sor:

Ben bulunduğum yerde nasıl bir etki yaratmak istiyorum?

Biz biliyoruz ki liderliği daha çok konuşacağız, ama şimdilik bu soru üzerine biraz düşünmeni istiyoruz. Cevap bugün tam olarak net olmayabilir. Ama aldığın her küçük sorumluluk, dahil olduğun her ekip ve cesaret ettiğin her yeni adım, kendi liderlik hikayeni biraz daha görünür hale getirir.