Lise yıllarında gelecek hakkında düşünmek çoğu zaman aynı soruya sıkışır: “Hangi mesleği seçeceğim?” Bu soru elbette önemlidir; ancak kariyer yolculuğu tek bir meslek adı bulmakla başlamaz. Daha derinde başka sorular vardır: Ben kimim? Hangi alanlarda güçlüyüm? Nasıl bir yaşam hayal ediyorum? Hangi sorunları çözmek bana anlamlı geliyor? Hangi ortamlarda daha üretken, daha canlı ve daha kendim gibi hissediyorum?

Masasına yaydığı fotoğraf ve eskizler arasında ilgi alanlarını düşünen bir öğrenci

Mesleki gelişim, bu sorulara bir anda kesin cevaplar vermek değildir. Aksine, öğrencinin kendisini yavaş yavaş tanıdığı, farklı alanlarla temas ettiği, denediği, düşündüğü, bazen yanıldığı ve yeniden yönünü bulduğu bir keşif sürecidir. Bu yüzden lise yılları, kariyer için acele karar verilmesi gereken bir dönemden çok, doğru sorularla ilerlenmesi gereken özel bir hazırlık zamanıdır.

Önce Şu Anki Kendine Bak

Kitapları ve projeleri arasında durup kendine dönen bir öğrenci

Geleceği düşünmeden önce bugünkü kendine dikkatle bakmak gerekir. Hangi dersler seni daha çok içine çekiyor? Hangi görevlerde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun? İnsanlarla çalışmak mı seni besliyor, araştırmak mı, üretmek mi, planlamak mı, tasarlamak mı? Bir grup içinde doğal olarak hangi rolü üstleniyorsun?

Bu sorular basit görünebilir; fakat mesleki yolculuğun ilk işaretleri çoğu zaman burada saklıdır. Çünkü kariyer, dışarıdan seçilen parlak bir unvan değil, kişinin kendi güçlü yönleriyle, ilgileriyle ve değerleriyle kurduğu uzun soluklu bir ilişkidir.

Bazen bir öğrenci kendisini çok iyi tanıdığını düşünür; fakat farklı bir deneyimin içine girdiğinde yeni bir yönünü fark eder. Sunum yapmaktan çekinirken aslında insanlarla iletişim kurmayı sevdiğini görebilir. Sayılarla arasının iyi olmadığını düşünürken finansal bir vaka çalışmasında analitik tarafının güçlendiğini fark edebilir. Tasarıma uzaktan bakarken üretim sürecini görünce bu alana ilgi duyduğunu anlayabilir.

Bu yüzden kendini tanımak, oturup yalnızca düşünmekle değil, deneyimin içine girmekle de mümkündür.

Güçlü Yönlerini Fark Et

Panodaki çalışmasını ekip arkadaşlarına anlatan bir öğrenci

Kariyer planlama sürecinde öğrencilerin çoğu, önce eksiklerine odaklanır. Hangi sınav sonucu daha iyi olmalı, hangi dil seviyesi yükselmeli, hangi beceri gelişmeli, hangi deneyim eksik kaldı… Bunların hepsi gelişim için değerlidir. Fakat insanın yalnızca eksiklerine bakarak yön bulması zordur.

Güçlü yönlerini fark etmek, mesleki gelişimin önemli bir parçasıdır. İyi dinliyor olabilirsin. Hızlı organize olabiliyor olabilirsin. İnsanları bir araya getirmekte, yaratıcı fikir üretmekte, detayları görmekte, kriz anında sakin kalmakta ya da bir konuyu derinlemesine araştırmakta güçlü olabilirsin.

Bu güçlü yönler, hangi mesleği seçeceğini tek başına belirlemez; ama hangi alanlarda gelişebileceğine dair önemli ipuçları verir. Çünkü güçlü olduğun tarafları doğru alanlarla buluşturduğunda, kariyer yolculuğun daha bilinçli hale gelir.

Gelecekteki Kendini Hayal Et

Kampüse bakan pencerenin önünde geleceğini hayal eden bir öğrenci

Meslek seçimi konuşulurken çoğu zaman “ne olacaksın?” sorusu sorulur. Oysa bazen daha iyi soru şudur: “Nasıl bir hayatın içinde olmak istiyorsun?”

Yoğun ekip çalışmasının olduğu bir ortam mı seni heyecanlandırır, yoksa daha sakin ve derinleşmeye açık bir çalışma alanı mı? İnsanlarla birebir temas etmek mi sana iyi gelir, yoksa veriyle, tasarımla, teknolojiyle ya da metinlerle çalışmak mı? Uluslararası bir çevrede mi bulunmak istersin, yerel bir soruna çözüm üretmek mi seni daha çok motive eder?

Gelecekteki kendini düşünmek, hayal kurmakla gerçekçilik arasında bir köprü kurar. Bu hayal bir meslek adıyla başlayabilir; ama zamanla değerlerin, yaşam beklentin, çalışma biçimin ve dünyaya nasıl katkı sunmak istediğinle birlikte daha anlamlı hale gelir.

Hedeflerini Somutlaştır

Takvim ve renkli notlarla birlikte plan yapan bir öğrenci ve danışmanı

“Başarılı olmak istiyorum”, “iyi bir üniversiteye gitmek istiyorum”, “kendimi geliştirmek istiyorum” gibi cümleler önemlidir; fakat yol gösterebilmesi için biraz daha somutlaşmaları gerekir.

Hangi alanda gelişmek istiyorsun? Bu alana dair ilk adımın ne olabilir? Bir kitap mı okuyacaksın, bir online ders mi tamamlayacaksın, bir uzmandan görüş mü alacaksın, bir kurumu mu ziyaret edeceksin, küçük bir araştırma dosyası mı hazırlayacaksın?

Sisli hedefler, öğrenciyi çoğu zaman yorar. Somut hedefler ise hareket alanı açar. Çünkü ne yapacağını bildiğinde, gelecek yalnızca uzakta duran büyük bir beklenti olmaktan çıkar; bugünden başlayabileceğin bir yola dönüşür.

Engelleri de Gör

Önündeki labirent düzeneğine dikkatle bakan bir öğrenci

Kariyer yolculuğunda yalnızca hedefleri konuşmak yeterli değildir. Öğrencinin önüne çıkan engelleri de fark etmesi gerekir. Erteleme, kararsızlık, başarısızlık kaygısı, başkalarının beklentileri, özgüven eksikliği, bilgi eksikliği ya da “ya yanlış seçersem?” korkusu bu sürecin doğal parçalarıdır.

Bu engelleri görmek, geri çekilmek anlamına gelmez. Aksine, onları adlandırabildiğinde çözüm için daha gerçekçi adımlar atabilirsin. Bazen bir engelin altında bilgi eksikliği vardır; araştırdıkça hafifler. Bazen kaygı vardır; konuştukça ve deneyimledikçe azalır. Bazen de başkalarının beklentileriyle kendi isteğini ayırmak gerekir.

Kariyer yolculuğu, her şeyi net bilerek ilerlemek değildir. Belirsizlikle başa çıkmayı öğrenerek ilerlemektir.

İş Dünyasıyla Temas Et

Bir üretim alanında uzmanın anlattıklarını dinleyen öğrenci grubu

Meslekleri yalnızca isimleriyle tanımak çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Hukuk, mühendislik, finans, tasarım, insan kaynakları, iş geliştirme, psikoloji, iletişim ya da girişimcilik… Bu alanların her biri, dışarıdan göründüğünden daha farklı beceriler, çalışma biçimleri ve sorumluluklar içerir.

Bu yüzden iş dünyasıyla erken yaşta temas etmek çok değerlidir. Bir kurum ziyareti, meslek profesyonelleriyle küçük grup sohbetleri, vaka çalışmaları, üretim süreçlerini gözlemlemek, mülakat simülasyonları ya da ekip halinde çözüm üretmek öğrencinin meslekleri daha gerçekçi tanımasını sağlar.

Bazen bir alanı çok sevdiğini düşünürsün; içine girince sana uygun olmadığını fark edersin. Bazen de hiç aklında olmayan bir meslek, bir sohbet ya da gözlem sayesinde ilgini çekmeye başlar. Her iki durum da değerlidir. Çünkü kariyer keşfi, doğru seçimi yapmak kadar uygun olmayan yolları da fark etmektir.

İlk Adımı Belirle

Atölyenin kapısından içeri ilk adımını atan bir öğrenci

Gelecek büyük bir kelime olabilir. Kariyer, üniversite, meslek, başarı… Hepsi zaman zaman ağır hissettirebilir. Bu yüzden öğrencinin kendisine küçük ve uygulanabilir adımlar belirlemesi önemlidir.

Bugün ne yapabilirsin? Bu hafta hangi kişiyle konuşabilirsin? Bu ay hangi alanı araştırabilirsin? Hangi deneyim seni bir sonraki soruya taşıyabilir?

Büyük hedefler, küçük adımlarla yaklaşılabilir hale gelir. Bir yazı okumak, bir atölyeye katılmak, bir kurumla tanışmak, bir mülakat deneyimi yaşamak, bir vaka üzerine düşünmek ya da kendi güçlü yönlerini not etmek bile bu yolculuğun parçası olabilir.

RLA olarak biz, mesleki gelişimi öğrencinin kendini tanıdığı, güçlü yönlerini fark ettiği, hedeflerini somutlaştırdığı ve iş dünyasıyla gerçek temaslar kurduğu bir keşif süreci olarak görüyoruz. Çünkü kariyer, bir meslek adı seçmekten çok daha fazlasıdır; insanın kendi potansiyelini hangi yöne taşıyacağını anlamasıdır.

Şimdi kendine şu soruyu sor:

Ben gelecekte nasıl bir insan olmayı, kimlere veya hangi alana katkı sunmayı ve nasıl bir yolda yürümeyi istiyorum?

Bu soruların cevaplarını birlikte irdelemek ve mesleki keşif yolculuğuna daha bilinçli bir yerden bakmak için 9, 10 ve 11 Eylül’de Mesleki Keşif ve Kariyer Analizi Programımızda görüşmek üzere.